• Haberler
Tüketici Kredilerinde Asıl Borçluya Gidilmeden Kefile Gidilemez

 

Yargıtay, tüketici kredisi nedeniyle asıl borçlu ile birlikte kefil aleyhine aynı anda icra takibi başlatılmasına itiraz eden kefili haklı buldu. 13. Daire kefilin itirazını hukuki menfaati yok gerekçesiyle reddeden yerel mahkeme kararını# 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10 ncu maddesinin 3 ncü fıkrasını gerekçe göstererek bozdu.

 

Yargıtay, tüketici kredisi nedeniyle asıl borçlu ile birlikte kefil aleyhine aynı anda icra takibi başlatılmasına itiraz eden kefili haklı buldu.  13. Daire kefilin itirazını hukuki menfaati yok gerekçesiyle reddeden yerel mahkeme kararını 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10 ncu maddesinin 3 ncü fıkrasını gerekçe göstererek bozdu.

 

Yargıtay 13 ncü Dairesinin kararı şöyle;

 

T.C.
YARGITAY 
13.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2014/9260 
KARAR NO: 2014/14447
KARAR TARİHİ: 05.05.2014


Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı asıl borçlunun kullandığı tüketici kredisine kefil olması nedeni ile hakkında asıl borçlu ile birlikte takip başlatıldığını, 4077 sayılı Yasa'nın 10-3 maddesi gereğince asıl borçlu ile aynı anda hakkında takip yapılamayacağını ileri sürerek icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile icra inkar tazminatının davlıdan tahsilini istemiştir.

Davalı davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı eldeki davası ile, dava dışı asıl borçlunun kullandığı tüketici kredisine kefaleti nedeni ile ödenmeyen borç için davalı banka tarafından başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10/3 maddesinde “Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.” düzenlemesi yer almaktadır. Davacı da davasını ilgili düzenlemeye dayandırmakta olup ve İİK nun 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davacının dava açmakta bu nedenle hukuki yararı vardır. Mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının dava açmakta hukuki yanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.