• Makaleler
Kimlik Karmaşası

Malumdur ki bir resmi veya özel herhangi bir kuruma gittigimizde islem yaparken kimligimizi ispat etmemiz gerekir. Bunun için belli kimlikler vardir ve bunlar kanunla belirtilmistir. Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Cüzdani ve Ehliyetler sik kullanilan kimlikler olarak karsimiza çikiyor. Ancak bir kimlik daha var ki özel kanunuyla tüm resmi ve özel kurumlarda kimlik olarak kabul edilmesi gerektigi belirtilmis ve düzenlenmis durumda…

Bu kimligimiz ise ‘Avukatlik Kimligi ’dir. Buna göre 1136 sayili Avukatlik Kanunu’nun 9. maddesi uyarinca resmi belge niteliginde olan Avukatlik Kimligi ’nin tüm resmi ve özel kurumlarca resmi kimlik olarak kabul edilmesi gerektigi belirtilmistir. Ancak buna ragmen özellikle Bankalar ve Tapu Kadastro Müdürlügü gibi kurumlar israrla Avukatlik kimligini resmi kimlik olarak kabul etmemektedir. Bu durum garip oldugu kadar Avukatlarin islerini zorlastirmaktan baska bir ise yaramamaktadir. Bankalar, 2.7.1997 tarih ve 23037 sayili Resmi Gazetede yayimlanarak yürürlüge giren ‘Kara paranin Aklanmasinin Önlenmesine Dair 4208 Sayili Kanunun Uygulanmasina Iliskin Yönetmelik’in 6. maddesinin 2. fikrasinin (a) bendinde yer alan “Türk uyruklu gerçek kisiler için nüfus hüviyet cüzdani, sürücü belgesi veya pasaport” ibaresini dayanak alarak Avukatlik kimligini, kabul etmediklerini söylemektedir.

Tapu Kadastro Müdürlügü ise Tüzügünü bu konuda dayanak göstermektedir. Bu durumda ki abesligi anlamak için hukukçu olmaya gerek yoktur. Zira ortada kimligi kabul etmemek için dayanak gösterdikleri seyler tüzük veyahut yönetmelik gibi hukuk normlaridir. Ancak Avukatlik Kimliginin, resmi kimlik vasfi, herhangi bir yönetmelik veya tüzükten degil dogrudan dogruya kanundan kaynaklanmaktadir. Herhangi bir hukuk normu bir üst norma aykiri olamaz ancak bu tüzük ve yönetmeliklerde kanuna herhangi bir aykirilik yoktur. Sadece eksiklik söz konusudur. Uygulamada Avukatlik Kanunu direkt olarak göz önünde bulundurularak bu sikintinin kolayca asilmasi mümkündür. Ancak gerek ilgili memurlarin bilgisizligi gerekse insiyatiften yoksun olmalari uygulamada avukatlara gerek zaman bakimindan gerekse kimliklerinin itibari bakimindan problem olusturmaktadir.

Bu sikintinin acilen çözülmesi gerekmektedir. Ve problemi çözmekle ise kanunun yürütücüsü olan bakanlar kurulu birincil derecede sorumludur. Zira hem devletimizin resmi kurumlari hem de bankalar gibi özel kurumlar TBMM’nin iradesini ve Bakanlar Kurulunun icra gücünü, yönetmelik, tüzük gibi bahaneler ve kuru inatla hiçe saymaktadir. Bu konuda Barolar Birligi ve Adli mercilere iletilmis birçok olay bulunmaktadir. Bunlara ragmen bu sorun halen devam etmekte ve münferit çözümler hariç üretilen çözüm genele yayginlasmamaktadir. Bu vesileyle bu karmasanin bir an çözülmesini temenni ediyor ve Avukatlarimizin bu noktada kanun tarafindan resmi kimlik kabul edilen kimliklerini, özellikle kullanarak bu sorunu asmaya katkida bulunmalarini tavsiye ediyorum.

Iyi çalismalar dilerim.

 

Stj Av. Muhammed Sadik INAN

http://ustunder.org.tr/tr/makaleler/kimlik-karmasasi

http://www.anadolutelgraf.com/kimlik-karmasasi_m236.html